ON BİR AYIN SULTANI RAMAZAN

ON BİR AYIN SULTANI RAMAZAN
banner271

buraya tıklayınız

ON BİR AYIN SULTANI RAMAZAN
 Rabbimiz Teâlâ'ya  sonsuz hamdü senalar olsun ki yine bir Ramazan ayı'na kavuşmuş bulunuyoruz inşallah yarın (23 Nisan perşembeyi cumaya bağlayan) gece ilk teravihimizi kılıp, cuma günü de ilk orucumuzu tutmuş olacağız. Sevinçliyiz,  ancak bu sevincimiz buruk bir sevinç. Zira salgın hastalık sebebiyle camilerimiz cemaatle ibadete kapalı. Dolayısıyla vakit ve cuma namazlarımızı camilerimizde cemaatle kılamadığımız gibi teravihlerimizi de kılamayacağız.

Aynı şekilde mukabelelerimizi de camilerde okuyup takip edemeyeceğiz ancak şunu bilmeliyiz ki Allah'tan gelen bu musibete, corona virüs ile ilgili alınan tedbirlere hem kendimiz, hem de çevremizdeki insanlar ve bütün bir toplum için sabretmemiz, rıza gösterip günah ve hatalarımıza Tevbe ve istiğfar etmemiz durumunda İnşallah bu süreç bizim için ayrı bir kazanım olacaktır.  Bununla beraber biz,  oruçlarımızı tuttuğumuz gibi evlerimizde aile fertlerimizle cemaat olarak, bu  mümkün olmazsa münferit olarak teravihlerimizi de kılacağız. Hatimlerimizi okuyup, mukabelelerimizi de takip edeceğiz inşallah.

  Bu vesile ile Diyanet TV ekranlarında her gün saat gece 00. 00, Sabah 4.30 ve 15: 00 te olmak üzere üç ayrı mukabelenin okunacağı bilgisini de sizlerle paylaşmak isterim. Bu mukabelelerden iş ve zaman bakımından kendimize uyan birisini takip etmek,  hem mukabele sünnetini yerine getirmiş olmak, hem de ehil ve liyakatli okuyuculardan kur'an-ı Kerim dinlemekle kendi okuyuşumuzdaki -varsa- hata ve kusurlarımızı düzeltmek adına çok faydalı olacaktır. 

Ayrıca bu yıl Tosya müftülüğü olarak yaptığımız Ramazan programı çerçevesinde her gün öğleyin saat 12: 00 de Tosya Cihan Fm Radyosundan Kur'an kursu hocalarımız ve cami görevlisi hocalarımız tarafından canlı olarak mukabele okunacak ve yatsı ezanından önce yarım saat kadar vaaz verilecektir.
     Rabbimiz Teala bir ayeti kerimesinde şöyle buyurur ; " Ey iman edenler! oruç tutmak sizden öncekilere farz kılınıp yazıldığı gibi, günahlardan korunmanız için sizin üzerinize de farz kılınıp yazıldı.(Bakara suresi,  183) Bu ayet-i kerimeden dinimizin beş temel esasından birisi olan orucun bizden önceki ümmetlere de farz kılınmış olduğunu anlıyoruz


       Ebu Hüreyre radiyallahu anh'den rivayet edilen bir hadis-i şerifte Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmaktadır; " Kim faziletine inanarak ve sevabını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır. (Buhari; savm, 6 ) Allah katında kabule şayan olabilecek oruç sadece yeme ve içmenin terk edilmesi ile tutulan bir oruç değildir. Orucun tam bir oruç olabilmesi için sadece mideye değil bütün organlara tutturulması gerekir. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur; " Nice oruç tutanlar vardır ki orucundan kendisine kuru bir açlıktan başka bir şey kalmaz. Geceleri nice namaz (teravih ve Teheccüd) kılanlar vardır ki,  namazlarından kendilerine kalan yalnız uykusuzluktur. (İbni Mace sıyam, 21)  İnsanın tuttuğu orucun değerini  düşüren şeyler ile ilgili olarak Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurur; "Oruçlu bir kimse yalan ve yalanla iş yapmayı  terk etmezse, onun yemesini ve içmesini terk etmesine Allah'ın hiçbir ihtiyacı yoktur.

(Buhari; savm,  8)  "Hiçbiriniz oruçlu olduğu gün çirkin bir söz söylemesin ve kimse ile çekişmesin.  Eğer,  birisi kendisine söver veya çatarsa ben oruçluyum desin. Buhari ;savm, 9) Bu hadis-i şeriflerden de anlaşıldığı üzere oruçlu kimse eline, diline, gözüne kulağına dikkat edecek, kendisine çeki düzen verecek,  haramlardan ve şüpheli şeylerden uzak duracaktır. Oruçlu kimse yalan konuşmamalı,  kavga gürültü çıkarmamalı,  dedikodu gıybet yapmamalıdır.  Bunları,  haram söz ve müzikleri dinlememeli,  gözü haramlara bakmamalıdır. Aslında bunlar bir  müslümanın her zaman dikkat etmesi gereken şeylerdir.

Müslüman oruçtan aldığı manevi destekle iyilikleri yapmaya kötülüklerden uzak durmaya güç kazanacak ve bu özelliklerini Ramazan'dan sonra da korumaya gayret gösterecektir.
         Nasıl ki yeryüzündeki mekanlar, araziler değer bakımından eşit olmayıp aralarında farklar varsa, zamanların da değer bakımından birbirinden çok farkları vardır sözgelimi çölde ya da bir dağ başındaki 100 metrekarelik bir alanla,  şehir merkezindeki 100 metrekarelik bir alan bir değilse Ramazan ayı ya da diğer mübarek gün ve geceler ile normal günlerin ve zamanların değerleri de bir değildir.
     Müslüman kendisi için bereketli bir kazanç mevsimi olan Ramazan'ı şerif'i,tuttuğu orucun sevabını giderecek şeylerden uzak durarak, teravih ve gece namazları ile, mukabele ve hatmlerle, zikir, fikir ve dualarla,  Kur'an'ın anlamıyla da hemhal olarak en güzel şekilde değerlendirmeye çalışmalıdır. 

Bu şekilde Ramazan-ı şerifi değerlendirerek ulaşacağı bayram da gerçek bir bayram olacaktır. Allah hepimizin yaar ve yardımcısı olsun. Ramazan'ı şerifiniz şimdiden mübarek olsun

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER