Türküm Doğruyum Çalışkanım
“Dünyanın en milliyetçi ülkesi hangisidir?” sorusuna verilecek onlarca cevap vardır. “İsrail” diyebilirsiniz; çünkü milli bir dine ve milli bir tanrıya inanırlar, “Almanya” diyebilirsiniz, “Japonya” ya da “Çin” diyebilirsiniz fakat “Türkiye” cevabı en popüler cevaplardan biri değildir. Bu soruya yanıt verirken milliyetçilikten ne anladığımızı da ortaya koymak zorundayız. Mesela Almanlar dillerine yabancı kelime sokmamaya özen gösterirler. “Televizyon” kelimesi dünyanın birçok dilinde “televizyon”dur ama Almancada “uzak ve görüntü” kelimelerinin sentezi olan “Fernsehen” kullanılır. Bu konuda tavizleri yoktur. Kurallara çok bağlıdırlar, dürüst ve çalışkandırlar. Bu prensiplerini içselleştirmek için asla okullarında “Almanım, doğruyum, çalışkanım…” gibi komik tekerlemeler falan söylemezler. Çok milliyetçidirler ama televizyon kanalları alman milli marşıyla açılıp kapanmaz. Okullarında pazartesi ve Cuma günleri milli marş falan okumazlar. Tek tip kıyafet zorunluluğu yoktur. Herhangi bir kıyafeti üzerine giyip okula giderler. Asla şekilci değildirler.
            Biz öyle miyiz peki? Şekilcilik o biçim, ama ruhsuzluk diz boyudur bizde… Andımızda “doğruyum” deriz en büyük üçkâğıtçılar bizden çıkar, “çalışkanım” deriz yattığımız yerden para kazanmakta çok yetenekliyiz. “Vatan, millet, Sakarya” edebiyatında üstümüze yoktur ama milli serveti yağmalama konusunda akla hayale gelmeyen icatlar bizdedir. Hatırlayın hayali ihracatlar, yarı hayali ihracatlar vardı bir zamanlar. Fındık ihracatı vergiye tabidir ama nohut vergiden muaftır, üstelik teşvik primini de gerektirir. “TIR”lara fındık yükleyip, kontrol memuruna üç beş verip, son birkaç çuvala koyduğu nohutu gösterirdi, hem vergiden muaf tutulur hem de teşvik primi alırdı yurdum insanı. Ama çocukluktan beri “Türk’tük, doğruyduk, çalışkandık, yurdumuzu milletimizi özümüzden çok severdik”. 
Gösteri yapma konusunda da üstümüze yoktur, asker ruhluyuz… Ana sınıfındaki çocuğa bile esas duruşu öğretiriz. İlk ve orta öğretim okullarımızda görev yapan Beden Eğitimi öğretmenlerimizin yutak işkencesi ses tonuyla “”raaatt!!!”, “olll!!!”komutları, emin olun sabah içtimasını toplayan nöbetçi subay bile kıskançlıktan çatlatır. Çok izlenen videolara konu olmuş bir okul müdürünün bayram yürüyüşündeki militarist tavırlarını bir komedi olarak izleyebilirsiniz. Sayın Müdür biraz daha gayret etse ayak parmak uçları alnına değecek. Altı yaşındaki kızınızı ilk defa okula götürdüğünüzde törendeki komutları veren kişinin kim olduğunu ve neden bu kadar sinirli olduğunu sorması normal değil mi: “Baba bu öğretmen neden böyle bağırıyor?”
Nimet hanımın bakan olduğu dönemde bayrak törenlerini her hafta yapmak yerine dönem başlarında ve sonlarında yapma planı “facebook” derin örgütlenmesiyle liseli gençleri teyakkuza geçirmişti. O dönemde pazartesi sabahı çocukları tören için bahçeye indiriyoruz, “face” örgütçüsü milliyetçi delikanlı kapı arkasına saklanmış istiklal marşından kaçıyor. Güler misin ağlar mısın? Amaç üzüm yemek değil ki, bağcı dövmek. Biz böyleyiz işte…
            Bu tür uygulamalar hangi çağdaş uygar ülkede var, bir tek örnek verebilir misiniz? Ben araştırdım, Afrika’da “Togo” diye Fransız sömürgesi bir ülkede var. Okulda derslere "Travail, Liberté, Patrie" (Çalışma, Özgürlük, Anayurt) sloganıyla başlıyorlar. Sloganın Fransızca olması da ilginç… Öğrencileri üniformalı, milli bayram ve tören zengini bir ülkedir Togo. Okul müdürleri adeta Harbiye’den yeni mezun olmuş teğmen edasıyla konuşur, tören yürüyüşleri kusursuzdur. İşte çağdaş Türkiye ve anlayış ortağı Togo…
“Türküm, doğruyum, çalışkanım….”
Ne güzel söylemiş Ziya Paşa: "Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz”
Sevgi ve mantık sizinle olsun, Ramazanınız mübarek olsun...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
m.çelik 5 yıl önce

ülkemin ve de eğitimin çok önemli bir problemine değinmenizden dolayı teşekkürlerimi iletmek ihtiyacı duydum.teşekkürler.

Avatar
Ahmet Sirkeoğlu 5 yıl önce

çok güzel bir konuyu özetlemissiniz.tebrik ederim

Avatar
irfan karaoğlu 5 yıl önce

bu laflar, sözler, tartışmalar bir yerlere doğru akacak sonunda bir bilgiye ulaşılacaktır. ümidimiz bu, havanda su dövmekten fazla bir işlevi olmalı... inşallah öyle olur temennisi ile bir iki şaka ile bir katkı yapayım.
yazıdaki şekilcilik iddiası belki de doğrudur. ancak bana; "namaz, tesettür, oruç, hac, hepsi şekilciliktir, benim kalbim temiz" diyenleri hatırlattı.
sabah akşam kelimeyi tevhid okunan, ezan dinlenen bir yerde amerikanın kudretine, en büyüklüğüne iman ve teslim olanların sayısı, bir çuval kömüre, makarnaya, üç kuruşluk makamlara teslim olanların sayısı ve allah'ın kudretine teslim olanların sayısı?...
yazarın mantığına göre ne yapsak? imandan, fıkıhtan, dinden, imandan vaz mı geçsek? nasıl olsa olmuyor. bari şekilcilik yapmayalım:)))

boş verelim madem efendimiz emperyalizm, istiklal marşından, türklüğümüzden rahatsız oluyor. atalım gitsin para verip almadık ya... değil mi efendim?

Avatar
irfan karaoğlu 5 yıl önce

yorumun devam...ıtaşıyamıyor, büyüklüğü karşısında eziliyoruz. bize zaten ağır geliyor. türklük de bu vatan da ... verelim, kurtulalım. üç adayı vererek başladık zaten. darısı, eşek, bulamaç ve nergizcik adaları gibi bütün vatana...

Avatar
mustafa nihat ağacıkoğlu 5 yıl önce

sap ve saman karışımından razı değildir karakaçan...batıl olan bir uygulamanın geçersizliğinden söz eden makaleyi bu denli saptırmaktan da yazar razı olmayacaktır elbet.makalede değininlenlerden duyulan rahatsızlığı farketmetmeyenler cahiliye araplarına hitaben söylenen kör ve sağırlardan uzak değillerdir!şayet yapılan ameliyelerin insan üzerinde farkettirici bir tesiri yoksa amelin sahibi oturup sorgulamalı yapamıyorsa bir bilene sorgulatmalı.unutmamak lazımdır din(hayat)samimiyet yani ihlaslı olmanın hizasında durmayı gerektirir.dini ritüellerden ibaret bir hale büründüren müslümanların açmazlarınıda söylesin isterim makalenin sahibi.

Avatar
davut 5 yıl önce

harika bir yazı olmuş elinize sağlık

Avatar
Adem Göksügür 5 yıl önce


birileri türklüğün edebiyatını yapmakla yetinsin, icraat boyutu konusunda milletten yetki alamadıkları için çıldırıyorlar. sadece bunlar vatanperver, diğerleri vatan haini!! milletin edebiyata karnı doydu. ağzını doldura doldura, etrafa tükürük saça saça "türk" sloganları atanların icraatlarını gördük: beş yaşındaki çocuğu oyuncakla kandırıp annesini yan odaya götürdüler. işte sana şekilci bir "türk"!! bu türk mü dünyaya bedel? aklı göbek altında, beyni dumura uğramış, fikir fukarası tipler mi memleketi kurtaracak? güldürme insanı irfan bey...

Avatar
Adem Göksügür 5 yıl önce

osman nuri bey, bu memleketten ve yönetiminden fevkalade memnunum. yıllardır özlediğimiz özgürlüğü yakalamışken bir yere gitmeye niyetimiz yok. bazı aksaklıkları dile getiriyorum ki onlar da düzelsin. öyle zannediyorum gidişattan memnun olmayan sizlersiniz. memnun olmayan gidecekse -ki bunu siz söylüyorsunuz- size uğurlar ola bir tas su dökeriz arkanızdan.